haatu

yapacak bir şey yok !

rahatsız etmeyin!

Kelime olarak düşünüldüğünde sanki ben şimdi çok rahatım ve bu rahatımı bozmayın gibi geliyor insanın aklına. Ama aslında söylenmek istenen şey

“Şu anda birşeyle uğraşıyorum ve senin işin bekleyebilir!”

Çok mu kaba oldu?
Bence değil çünkü yapılan araştırmalar ofiste çalışan bir kişinin saatte ortalama 4 kez rahatsız edildiğini, dikkatinin dağıtıldığı yada çalıştığı işin bölündüğü yönünde.
Dahası bu bölünmelerin ardandan çalışan %40 oranında işine kaldığı yerden devam etmiyor.
Ve daha da kötüsü çalışılan iş karmaşık bir hale geldikçe işe kaldındığı yerden devam etmesi çok daha zorlaşıyor.
Kendi yaşadıklarınızı düşünün. İş arkadaşlarınızın olur olmaz yere size laf atmalarını… Yada inanılmaz ve dayanılmaz sıklıkta çalan telefonları…
Şimdi kimdi hatırlamıyorum ama havuzun içinde yerleştirdiği bir fanusun içinde çalışmalarını yapan birinden bahsedilmişti. Belki sadece bir efsane… Önemli değil zaten çünkü bunu duyduğumdan beri hep bir fanusta tek başıma sadece işimi yapmak istemişimdir.
Rahatsız edilmeden işe odaklanmış bir şekilde çalışmak…
Ev ofisimde serbest çalıştığım zamanlarda gündüzleri uyuyup geceleri çalışırdım. Belki vampir hikayelerine olan sempatimin başka bir sebebi de budur…
Konumuza geri dönersek bir fanus içerisindeki çalışma ortamını bize kimse sunmayacağına göre bu işi başka türlü çözmemiz lazım.
Her telefonu açmayabiliriz mesela.
Ama bu herşeyi çözmüyor tabiki.
Ya iş arkadaşlarımız?
Onları eğitmemiz lazım…
Hatırlayın birisi size birşey sorduğunda yada istediğinde onlara nasıl davranıyorsunuz?
Belki müsait olmadığınızı söylüyorsunuz ama nedense hiç işe yaramıyor değil mi?
Hepimiz aynı hatayı yapıyoruz, insanlara karşı kötü olmamak istiyoruz, onlar tarafından sevilmek, onlara karşı iyi olmak ve kaba görünmemek…
Ne oluyor peki? Sizi çalışırken rahatsız etmeye devam ediyorlar.
Rahatsız edildiğiniz de gülümseyerek cevap vermeyin. Kahve molasında yada öğle arasında konuşabileceğinizi söyleyin ve sözünüzü tutun.
Peki ya “Ama kısa birşey soracağım” gibi konuşma devam ederse?
Kuralınızı asla bozmayın. Kısa yada uzun hiç önemli değil.
Sorusuna cevap vermeyin. Sadece daha sonra konuşacağınızı söyleyin.
İşinizi kimsenin bölmesine izin vermediğinizi herkese öğretin.
Daha sonrasında isterseniz arkadaşınıza bu durumu açıklayabilirsiniz.
Unutulmaması gereken konsantrasyon bozulduğunda tekrar geri dönmesi pek kolay değil.
Bunu hem kendimiz hemde başkaları için aklımızdan çıkartmamakta fayda var.

bir konuya odaklanıdığınızda dış faktörleri yok sayamıyorsanız bir süre sonra kafanız dağılır. hele bilgisayar başında iş yaparken bu dikkat dağıtıcılarla çok daha fazla karşı karşıya gelirsiniz.
sürekli odaklanmış, konsantre (deterjan reklamı gibi oldu…) çalışmak için geliştirilmiş bazı teknikler var. mesela 10 dakika çalışıp 2 dakikalık kısa bir ara vermek gibi… bu süre çok kısa o kadar çabuk dağılmıyorum diyorsanız 25 dakikaya 5 dakika yı önerelim hatta 3 sefer kısa aradan sonra birde uzun ara verelim. böylece patronunuzu mutlu edecek şekilde yüksek verimle, daha az dağılarak, az zamanda çok iş yapabileceksiniz… daha fazla bilgi için

ben biraz fazla konsantre -hipnotize- çalıştığım için pek bu tip sorunları yaşamıyorum ama yinede bildiklerimi paylaşmak istedim…


  • Abonelikler


           
  • Kategoriler

  • Arşiv

  •